Birleşmiş Milletler Cirolanabilir Kargo Belgeleri Sözleşmesi (NCD), taşıma belgelerinin farklı taşıma modlarında kullanılabilmesi için ortak bir hukuki çerçeve oluşturmayı amaçlıyor. Türkiye’nin NCD Sözleşmesi’ne taraf olması halinde dijital ticaretin geliştirilmesi, transit ticaretin desteklenmesi, lojistik süreçlerin kolaylaştırılması ve ticaret finansmanına erişimin güçlendirilmesi açısından yeni fırsatlar ortaya çıkabilir.
Uluslararası ticaret ve lojistik sektöründe taşıma belgelerinin kullanımına ilişkin yeni bir dönem gündeme geliyor.
Birleşmiş Milletler Cirolanabilir Kargo Belgeleri (Negotiable Cargo Documents – NCD) Sözleşmesi, cirolanabilir taşıma belgelerinin farklı taşıma modlarında kullanılabilmesini sağlayacak ortak bir hukuki altyapı oluşturmayı hedefliyor.
Sözleşme kapsamında mallar üzerindeki hakların cirolanabilir kargo belgeleri aracılığıyla devredilebilmesi, malların transit halindeyken el değiştirebilmesi ve söz konusu belgelerin ticaret finansmanında kullanılabilmesi amaçlanıyor.
Bu düzenleme ile denizyolu taşımacılığında kullanılan cirolanabilir belgelerin sunduğu imkanların karayolu, demiryolu ve diğer taşıma modlarına da yaygınlaştırılması hedefleniyor.
NCD Sözleşmesi nedir?
NCD Sözleşmesi, uluslararası ticarette kullanılan cirolanabilir kargo belgelerine ilişkin ortak bir hukuki çerçeve oluşturmayı amaçlayan bir düzenleme olarak öne çıkıyor.
Sözleşmenin temel hedeflerinden biri, malların taşıma süreci devam ederken üzerlerindeki hakların cirolanabilir belgeler aracılığıyla devredilebilmesine imkan sağlamak.
Bu yapı, özellikle farklı taşıma yöntemlerinin aynı tedarik zinciri içerisinde kullanıldığı çok modlu taşımacılık açısından önem taşıyor.
NCD Sözleşmesi aynı zamanda fiziki belgelerin yanında elektronik cirolanabilir kargo belgelerinin kullanımını da kapsıyor.
Bu özelliğiyle düzenlemenin uluslararası ticaretin dijitalleşmesine katkı sağlaması bekleniyor.
NCD Sözleşmesi Türkiye için neden önemli?
Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında sahip olduğu stratejik konum, NCD Sözleşmesi’nin ülke açısından önemini artırıyor.
Türkiye, uluslararası ticaret yollarının kesişiminde bulunurken, özellikle Orta Koridor üzerinden Asya ile Avrupa arasındaki bağlantıda önemli bir transit ülke konumunda.
Bu nedenle uluslararası taşıma belgelerinin kullanımını kolaylaştıracak ortak bir hukuki altyapının Türkiye’nin lojistik sektörüne ve dış ticaretine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.
NCD Sözleşmesi’nin Türkiye açısından sağlayabileceği başlıca imkanlar arasında;
- Transit ticaretin kolaylaştırılması,
- Çok modlu taşımacılığın desteklenmesi,
- Dijital ticaretin geliştirilmesi,
- Tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi,
- Ticaret finansmanına erişimin kolaylaştırılması
- ve uluslararası ticarette hukuki güvenliğin artırılması
yer alıyor.
Dijital ticaret ve lojistikte yeni imkan
NCD Sözleşmesi’nin önemli özelliklerinden biri elektronik cirolanabilir kargo belgelerini de kapsaması.
Bu durum, lojistik sektörünün dijital dönüşümü açısından dikkat çekiyor.
Taşıma belgelerinin elektronik ortamda kullanılabilmesi; belge süreçlerinin hızlandırılması, farklı taşıma modları arasındaki koordinasyonun geliştirilmesi ve ticaret işlemlerinin daha kolay yönetilmesi açısından yeni imkanlar oluşturabilir.
Türkiye’nin gümrük süreçlerini dijitalleştirme ve dış ticarette işlem maliyetlerini azaltma hedefleri dikkate alındığında, NCD Sözleşmesi’nin sağlayacağı hukuki çerçevenin bu dönüşümle örtüşebileceği değerlendiriliyor.
Mallar transit halindeyken el değiştirebilecek
NCD sisteminin dikkat çeken unsurlarından biri, malların taşıma süreci devam ederken üzerlerindeki hakların cirolanabilir belgeler üzerinden devredilebilmesine imkan tanıması.
Bu yapı, özellikle uluslararası ticarette malların farklı ülkeler ve taşıma modları üzerinden hareket ettiği durumlarda önem kazanabilir.
Aynı zamanda cirolanabilir belgelerin ticaret finansmanında kullanılabilmesi, işletmelerin finansmana erişimi açısından da yeni imkanlar sağlayabilir.
Bu nedenle NCD Sözleşmesi yalnızca lojistik sektörünü değil, uluslararası ticaret ve finansman süreçlerini de ilgilendiren bir düzenleme olarak değerlendiriliyor.

UTİKAD: Türkiye’nin sürece katılımı önem taşıyor
UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, NCD Sözleşmesi’nin Türkiye açısından önemine dikkat çekti.
Engin, Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasındaki stratejik konumu ile uluslararası ulaştırma koridorlarındaki artan rolünün, sözleşmenin sağlayabileceği imkanları Türkiye açısından önemli hale getirdiğini belirtti.
NCD Sözleşmesi’nin hukuki güvenliği güçlendirme ve dijital ticareti destekleme açısından değerli bir çerçeve sunduğunu ifade eden Engin, Türkiye’nin sürece katılımını önemsediklerini dile getirdi.
NCD Sözleşmesi 26 Ekim’de imzaya açılacak
UTİKAD, NCD Sözleşmesi’nin 26 Ekim 2026 tarihinde Akra’da imzaya açılacak olmasını Türkiye’nin sürece erken aşamada katılımı açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriyor.
Dernek, Türkiye’nin süreçte yer almasının uluslararası uygulamanın şekillenmesine katkı sağlayabileceğini ve Türk dış ticaret ile lojistik sektörünün sözleşmenin sağlayabileceği imkanlardan erken dönemde yararlanmasını destekleyebileceğini öngörüyor.
UTİKAD ayrıca NCD Sözleşmesi’nin Türkiye açısından sağlayabileceği imkanlara ilişkin görüşlerini ilgili kamu kurumlarıyla paylaştı.
Dernek, Türkiye’nin sözleşmeye katılımına ilişkin uluslararası sürecin ve gerekli ulusal mevzuat çalışmalarının değerlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, yürütülecek çalışmalara teknik katkı sunmaya hazır olduğunu bildirdi.
Türkiye lojistikte yeni bir fırsatla karşı karşıya
NCD Sözleşmesi’nin hayata geçirilmesiyle birlikte uluslararası ticarette kullanılan cirolanabilir kargo belgelerinin farklı taşıma modlarında daha etkin şekilde kullanılabilmesi hedefleniyor.
Türkiye’nin Avrupa-Asya bağlantısındaki stratejik konumu, Orta Koridor’daki rolü ve gelişen lojistik altyapısı dikkate alındığında, sözleşmenin sağlayacağı hukuki altyapının ülkenin transit ticaret kapasitesine katkı sağlayabilecek unsurlardan biri olması bekleniyor.
Türkiye’nin NCD Sözleşmesi sürecine nasıl dahil olacağı ve sözleşmenin ulusal mevzuata nasıl yansıyacağı ise önümüzdeki dönemde lojistik ve dış ticaret sektörünün yakından takip edeceği başlıklar arasında bulunuyor.


