Sorun Kazançların Düşüklüğü Mü, Çalışma Süresi Mi?
Sitemizi Google aramalarında tercih edilen kaynak olarak ekleyin.
Yıllardır toplu ulaşım sektörü “Mülkiyet Kanunu” muhabbeti ile oyalanıyor! Asıl sorun kazançların düşüklüğü ise TÖHOB ve ilgili kurumlar iyileştirme yolları aramalıdır. Süre ile kazancın bir alakası olduğunu düşünmüyorum.
Anladığım kadarı ile kazanç düşüklüğü, belediyeler ile yaşanan bürokratik sebepler, prosedürlerde ki aksaklıklar gibi tüm etmenler birileri tarafından “Mülkiyet Kanunu” için bahane olarak sunuluyor. Sorun eğer esnafın gelir durumundan kaynaklı ise ne yazık ki çok fazla seçim arifesi boş yere Mülkiyet Kanunu için harcandı. Eğer bu kadar enerji başka amaçlar için harcansa eminim ki esnafın gelirine daha fazla yansırdı.
Rahmetli İsmail Yüksel’e her cemiyette hayırlı dualar edildiğine şahit oluyorum. Her seçim arifesinde çünkü bu esnafa birşeyler kazandırdı.
Bunların başlıcaları ise;
-Yasal tanım,
-KDV İndirimi,
-Gelir Vergisi İndirimi
-Ücretsiz Gelir Desteği (Ortalama 1 Asgari Ücret)
İşte seçim arifeleri STK’lar için bu kadar değerlidir. Şuan bu kazanımları sektöre sunan rahmetli İsmail Yüksel’i halen birçok farklı sektör kıskanıyor. Mülkiyet Kanunu çıksa bile bu kazanımların %1’i kadar dahi esnafa finansal fayda sunacak mı? Birçok şehrin otobüs filosu batmış durumda. 49 yıl değil 1000 yıl verilse ne fayda sağlar ki. Zaten bu rakamlara başkası da gelip çalışmaz.
Hükümet 49 yıl verir mi bilemem ama bu koşullarla kalındıkça en az 49 yıl kimse gelip de bu işe talip olmaz. Hatta satılan otobüslerinde son yıllarda sadece sektör için devirlerden ibaret olduğunu gözlemliyorum. Yani bireysel olarak dahi başka sektörlerden yeni yatırımcılar bu alana dahil olmuyor.
Mücadele edilecek ise ücretsiz tanımı ve desteği, belediyelerin ücretlendirme politikaları, araç yenileme de finansman süreçleri, yeni araç alımında KDV muafiyeti gibi alanlara önümüzdeki seçim arifesinde odaklanılmalı diye düşünüyorum.

